Emir, Ankara da yumuşak doku tümörü tanısı aldı. Babanı Alparslan, doktorlara gittiğinde bir merkezde doğrudan ampütasyon gerektiği, başka bir merkezde ise yüksek oranda ampütasyon riski bulunduğ bildirildi. Aile endişeyle beklerken, son başvurdukları özel hastanedeki operasyonla tümör, damar ve sinir yapıları korunarak çıkarıldı, bacağı kesilmedi.
İlk başvuru yapan aile, farklı sağlık kuruluşlarından farklı öneriler aldığını söyledi. “Bir merkezde doğrudan ampütasyon gerekiyordu, başka bir yerde ise ampütasyon riski yüksek diyordu” diye anketin katılımcısı, 9 yaşındaki Emir’in kaderini değiştiren kararın ne kadar kritik olduğunu vurguladı. Bu söylentiler, Emirin ailesini şaşırttı, ama sonunda bir umut ışığı belirdi.
Hastaneden gelen rapor, tümörün bacağın içine yayılma tehlikesi olmadan, damar ve sinir yapıları zarar görmeden çıkarıldığını rapor etti. Kısacası, Emir’in bacağı kesilmeden kurtarıldı. Çalışan cerrahın, “Emir’in vücudu için en uygun olan yolu seçtim” dediği anketi, doktorların da aynı fikirde olduğu bildirildi.
Emir, ameliyat sonrası iyileşme sürecine girdikçe, yürüme ve koşma yeteneğini geri kazandığını belirtti. “Emir şu an koşuyor, yürüyor, tekrar normal hayatına dönmeye başladık” diyen Alparslan Emir Yardımcı, “Babanın yeniden umut oldu, yeni bir hayat başlattı” diye ekledi. Bu sözlerin ardından aile, sevinçle ağlayarak hastaneden ayrıldı.
Alparslan, “Emir kendisini çok iyi hissettiğini söyledi, çok mutluyum” diyerek, hastaneden çıkan hastanın ne kadar iyileştiğini anlattı. Olayın ardından, aile, Emir’in 9 kür kemoterapi sürecinden sonra ameliyat olacağını ve bu ameliyatta ampütasyonun gündemde olduğunu duydu. Doktorlar, “Ameliyat zor geçeceğini, ancak Emir’in sağlığı için en iyisini yapacağımızı” açıkladı.
Prof. Dr. Arıkan, “En kritik aşamanın kitlenin çıkarılabilmesi olduğunu” belirtti. Dr. Si Yılmaz, “Emir şu an sonuçlarını gördükçe biz de çok mutlu oluyoruz. İstediğimiz her şey yolunda gidiyor” diyerek, cerrahinin başarılı olduğunu vurguladı. Her iki doktor da, Emirin yeniden koşabileceğini, yürüyebileceğini dile getirdi.
Sonuç olarak, 9 yaşındaki Emir’in hikayesi, umudun ve tıbbın gücünü gösteriyor. “Bakalım bundan sonra ne olacak?” diye sordu aile, umut dolu bir gelecek için bekliyor. Gelişmeleri takip ediyoruz…
Kaynak: Orijinal Haber