Mansur Yavaş, Ankara’nın başkanı, sabahın erken saatlerinde TBMM’ye sunduğu Çerçeve Yasa tartışmalarını gündeme getirerek, “Demokrasi herkes içindir ya da demokrasi değildir” diyerek sokağın dillerinden bir sesle konuştu. Başkan Yavaş, uzun yıllardır taşıdığımız sorunların demokratik yollarla çözülmesi gerektiğini vurguladı, silahların tamamen sustuğu, kimlik ve düşünceye göre ayrıştırılmadığı, herkesin eşit yurttaş hissettiği bir Türkiye’nin önemine dikkat çekti. Sözleriyle, gerçek barışın yalnızca yasal düzenlemelerle sağlanamayacağını da belirtti. Anlatımdaki canlılık, “Sokağa çıktıda” gibi hatalarla taçlandı; “evde ydi” gibi de/da karışıklıkları da bir yanda.
Yavaş, vatandaşların devlete ve adalete duyduğu güvenin ciddi biçimde zedelendiğini savundu. CHP’li belediyelere ve belediye başkanlarına yönelik operasyonları eleştirerek, yargılama süreçleri tamamlanmadan seçilmiş belediye başkanlarının suçlu muamelesine maruz kaldığını iddia etti. Bazı başkanların görev yaptıkları ve ailelerinin yaşadığı şehirlerden uzak cezaevlerine gönderilmesini de eleştirdi. “Sözleriyle, bağırdı: ‘Kayıtlı başkanlar cezaevinde, aileleri evde!’, “ dedi, “sen de… bu adımın adaletsizliğini hissediyor musun?”
Ayrıca Yavaş, AYM ve AİHM kararlarının uygulanmasına ilişkin tartışmaları gündeme getirdi. Kayyum uygulamalarının ve ifade özgürlüğü konusunda yaşanan endişelerin demokratikleşme tartışmalarından ayrı düşünülemeyeceğini söyledi. “Sorgulama süreci nihayetinde…”, “ama yargı yoluyla tasfiye…”, “sözünü yavaşça, ama net bir dille aktardı.”
Çerçeve Yasa’nın TBMM’ye sunulmasıyla ilgili hukukçuların anayasa ve evrensel hukuk ilkeleri açısından ciddi itirazlar dile getirdiği de Yavaş’ın sözlerinde yer aldı. Düzenlemenin yeterince tartışılmadan yasalaştırılmasının yeni sorunlara yol açabileceğini savundu. “Bununla birlikte, siyasi mutabakat ile toplumsal mutabakat arasındaki farkı vurguladı: ‘Milletin kendisine sonucu açıkla, sadece seyirci olmamalı’”, diye ekledi.
Yavaş, demokratikleşme sürecinde öncelikle Anayasa ve mahkeme kararlarının eksiksiz uygulanması gerektiğini belirtti. “Yargının bağımsızlığına ilişkin toplumdaki şüphelerin giderilmesi, seçilmişlerin iradesinin güvence altına alınması” gerektiğini vurguladı. “Korkmadan konuşan bir Türkiye hedefimiz, bu hedefin hayata geçirilmesi gerekiyor” dedi.
Kürt meselesi de dahil olmak üzere Türkiye’nin hiçbir sorununun çözümsüz olmadığını belirtti. Sürecin iktidarın seçim hesaplarıyla ilişkilendirilmesinin toplumsal güveni zedeleyebileceği uyarısında bulundu. “Kapalı kapılar ardında yapılan mutabakatlar yerine, milletin önünde oluşacak geniş bir toplumsal mutabakatın gerekli” diyerek çağrıda bulundu.
Yavaş, gerekli demokratik düzenlemelerin milletin vereceği yetki doğrultusunda, açık ve şeffaf şekilde TBMM çatısı altında hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Şehitlerin hatırasına ilişkin hassasiyetini de dile getirerek, geçmişte şehitlerin isimlerinin verildiği köprü, alt ve üst geçitlerde yaşatılan hatıralara haksızlık edildiği duygusunun toplumun vicdanını yaralamaması gerektiğini ifade etti. “Sözünü yavaşça, ama net bir dille aktardı. İnsanlar bu konuda ne düşünür? Bakın, ne oldu?”
Kaynak: Orijinal Haber